Mabel Matiz – Müphem
Müphem bi’ gül açar içimde ah ne pembedir ne özgür yalancı bir bahar mı bu gördüğüm? şüphem büyür de büyür bakma öyle yabancı...
Müphem bi’ gül açar içimde ah ne pembedir ne özgür yalancı bir bahar mı bu gördüğüm? şüphem büyür de büyür bakma öyle yabancı...
Arıyordum tam yerine geldim medet umdum benliğimi verdim bulamam şimdi adımı oysa ya nereye koydun efendim? vebaldin, acımla ...
Söyle bana aşkım gülüm Sensiz nasıl geçsin günüm Rahlenden aldım da eli Harlandı bak ardım önüm Yaralandım ceylan gibi Gezdim...
Öfkeliyim bazen şu hakkıma girene Haddi sorulur mu ki haddini bilene Geçtim arasından hep direne direne Ardımdan duyuldu hep ...
bir sabah oldu bir sabah daha göz görmüyor güneşi gökler uyandı bak yangımın sönmüyor ateşi mor perdeler ardında kalbim seni ...
Sana seller nehirler gibiyim, ah akamam, bi yolu var mı? kokun tenimde dağılıyorken dünya gözlerin kadardı yandı mı bilmem şu...
Açılıyor önümde kapılar yine bağırıyor canım ağır ağır ateşi düştü göğsüme yeni bi yazın yüreğimin gazelleri sağır acıyo’ gen...
Veda ettim geçmişe kalmadı bi endişe çare yok bitmişe olmuşa kendime bi yol vardı ve yürüdüm kendimce koştum çok bazen bindim...
Söyleniyorum söyleniyorum öğrenemiyorum o gözlerin bana iki satır yara okudum ölüyorum vardığı kere dön aynı yere kalbin menz...
Vapurlarda görülecek en yalnız insanları dinliyorum şarkılarda çıldırır gibi yanarken kendimin en içlerinde ateş arar yirmili...
Yine sabahın körü göremeden önü aldım düldülü de vurdum yollara dara düşmeden düze çıkmıyor mu gönül bardağım da doludur ama ...
Sana derdimi dileyince Sarsan beni şefkatle Bir yere kapansak senle Kalsak birbirimize Gel, gel canım Gel, gel gülüm Sen bana...